Medya, objektiflik bahanesi ile gerçeği susturuyor
Uluslararası medya Gazze’de sıklıkla başarısızlığa uğruyor. Objektiflik, işgalci ile işgal edileni, saldırgan ile kurbanı aynı kefeye koymak için bir bahane haline geliyor ki bu gerçek gazetecilik değil.
Gazetecilik geçmişiniz ve çalıştığınız alanlar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?
Yirmi yılı aşkın süredir Orta Doğu, Asya, Afrika ve ötesindeki çatışmaları takip eden bir savaş muhabiriyim. Çalışmalarım, özellikle insan hakları, kadınlar ve savaş bölgelerinde mahsur kalan siviller olmak üzere “unutulmuş krizler” ve duyulmayan sesler üzerine yoğunlaştı. Bu haberlerin insanlara filtresiz bir şekilde ulaşmasını sağlamak için bağımsız bir medya kuruluşu olan Radio Bullets’ı kurdum. Altı kitap yazdım; sonuncusu Burqa Queen, 2021 sonrası Afganistan’daki kadınları konu alıyordu.
Filistin meselesine ilgi duymanızın ve bu konuda haber yapmaya başlamanızın nedeni neydi?
Filistin sorunu sadece bölgesel değil, küresel bir sorundur. Batı Şeria ve Gazze’den ilk haber yaptığımda (1997), Filistinlilerin hayatlarını ne kadar çok sessizlik, çarpıtma ve yok saymanın çevrelediğini fark ettim. İşgal, yerinden edilme ve hayatta kalma gibi günlük gerçekleri gördüğümde artık bakışlarımı oradan ayırmam imkânsızdı. Son 27 yıldır Filistin meselesini takip ediyorum.
Filistin’i savunduğunuz veya Gazze’de olup bitenleri haberleştirdiğiniz için hiç baskı gördünüz mü? Ne tür baskılarla karşılaştınız?
Evet, defalarca. Karalama kampanyalarına maruz kaldım, taraflı olmakla suçlandım ve internette saldırıya uğradım. Sansür girişimleri, belirli medya kuruluşlarından dışlanma ve hatta kişisel tehditler oldu. Filistinlileri savunmak çoğu zaman taraflı olarak etiketlenmek anlamına geliyor, oysa ben sadece tanık olduğum şeyleri aktarıyorum.
Bu baskılar mesleğinizi hangi aşamalarda doğrudan etkiledi? Bu süreçte sizin için kişisel olarak en zor an neydi?
Baskılar, platformlara ve meslekî gelişim fırsatlarına erişimimi etkiledi. Editörler bazen haberleri “satmıyor” veya “aşırı politik” oldukları için reddediyor. Şahsen en zor an, gazeteleri savaş bölgelerindeki sıradan insanların hikâyelerini anlatmanın ne kadar önemli olduğuna ikna etmekti.
Uluslararası medyanın Gazze konusundaki duruşunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Objektif gazeteciliğin uygulandığını düşünüyor musunuz?
Uluslararası medya Gazze’de sıklıkla başarısızlığa uğruyor. Anlatılar çarpık, dil Filistinlileri insanlıktan çıkarmak için özenle seçilmiş ve İsrail resmi kaynaklarına öncelik veriliyor. Objektiflik, işgalci ile işgal edileni, saldırgan ile kurbanı aynı kefeye koymak için bir bahane haline geliyor ki bu gerçek gazetecilik değil.
Filistin gerçeği hakkında yazmaya çalışan gazetecilerin karşılaştığı baskılar, küresel basın özgürlüğünün geleceği için ne anlama geliyor?
Bunlar bir uyarı niteliğinde. Gazeteciler Filistin hakkında özgürce haber yapamazlarsa, bu bir emsal teşkil eder: rahatsız edici gerçekler bastırılabilir ve güçlü devletler anlatıları dikte edebilir. Bu, sadece Orta Doğu’da değil, her yerde basın özgürlüğünü aşındırır. Ben sadece özgür olmak için yeni bir Independent haber sitesi kurdum.
Sizce gazetecilik Gazze’de nasıl bir sınav veriyor?
Kötü. Çok fazla yayın kuruluşu, gazeteciliğin temel ilkelerini, yani sessizlere ses vermek ve iktidarı sorumlu tutmak ilkelerini yerine getirmekte başarısız oluyor. Cesur istisnalar var, ancak genel olarak gazetecilik bu sınavı geçemedi.
Filistin konusunda gazeteciler arasındaki dayanışmanın hayatî önem taşıdığına inanıyor musunuz? Neden?
Kesinlikle. Dayanışma bir korumadır. Tekil sesleri susturmak kolaydır, ancak gazeteciler bir arada durursa gerçeği silmek daha zorlaşır. Dayanışma aynı zamanda Filistinlilere acılarının görüldüğü ve unutulmadıkları mesajını da verir.
Uluslararası meslektaşlarımızın Filistin gerçeğini daha güçlü bir şekilde aktarmak için hangi adımları atm ası gerektiğini düşünüyorsunuz?
Saha haberciliğinde ısrar etmeli, Filistinlilerin seslerini merkeze almalı, taraflı dile karşı çıkmalı ve haberleri arındırma yönündeki editoryal baskılara direnmelidirler. Uluslararası meslektaşlarımız ayrıca, bir yerde bastırılan haberlerin başka yerlerdeki kamuoyuna ulaşabilmesi için iş birliği ağları kurmalıdır.
Gazze için bedel ödemiş bir gazeteci olarak, bugün bu konu hakkında yazmaya ve konuşmaya devam etmenizi motive eden şey nedir?
Beni ayakta tutan şey, tanıştığım insanlar: Elektriksiz ameliyat yapan doktorlar, enkaz altında eğitim gören çocuklar, yas tutan ama umutlarını kaybetmeyen anneler. Meslektaşlarım ve arkadaşlarım. Onların dayanıklılığı, hikâyelerini anlatmaya devam etmemizi gerektiriyor. Sessizlik suç ortaklığı olur ve suç ortaklığı bir seçenek değildir.
İlgili yazılar
Tüm röportaj →Direniş ruhunu Filistin’de gördüm
“Kundaktaki çocuğunu kaybettiği halde ‘vatan sağ olsun Elhamdülillah’ diyebilen, yarısı yıkılmış evinin bir göz odasına sığınıp ‘Elhamdülillah başımızı…
Gerçekleri anlatmak bir tür direniştir
Artık tarafsızlık diye bir şey yok. Eleştiriden kaçmak için ‘nötr’ görünmeye çalışan gazeteciler var ama ben buna inanmıyorum.…
Reuters’ı protesto için basın kartını kesti
Kanadalı gazeteci Valerie Zink, kamuoyunun dikkatini İngiliz haber ajansı Reuters’a ait basın kartını kestiği paylaşımıyla çekti. Zink, 8…