Batı medyasında gazeteciler güçlü lobilerin tehdidi altında
Uluslararası basında İsrail’in Gazze’deki katliamları hakkında gerçekleri yazmak mayınlı tarlada yürümek gibi. On yılı aşkın süredir BBC’de çalışan deneyimli bir gazeteci adını ve kimliğini gizleyerek Batı medyasında Filistin haberlerine uygulanan baskı ve sansürü anlattı.
Uluslararası haber kuruluşlarında belgeseller ve araştırmacı gazetecilik üzerine çalışan hem kamera önünde hem de arkasında görev yapan gazeteci, Filistin meselesinin kendisi için yalnızca bir iş olmadığına dikkat çekti. Filistin meselesine ilgisinin kaynağı sorulduğunda “Filistin meselesi hayatıma sadece işle girmedi; işgalin ve tarihin farkındalığıyla büyüdüm. 2010/11’de, kariyerimin başında, Filistin’le ilgili haberler yapmaya başladım. İsrail’in 2014’teki Gazze’ye yönelik saldırısına karşı Londra’daki büyük protestoları hâlâ hatırlıyorum,” şeklinde cevap verdi.
“Haber yaparken baskı görüyoruz”
Gazeteci, Gazze üzerine çalışmanın ciddi baskılarla karşılaşmak anlamına geldiğini söyledi. En zor kısmın ise haber merkezinin içinde yaşandığını anlatan meslektaşımız, “Çoğu zaman işe giderken sanki savaşa hazırlanıyormuşum gibi hissediyorum; Filistinlilerin durumunu doğru yansıtan haberler için sürekli mücadele ettim.” dedi.
Medyanın tarafsızlığı sorgulanıyor
Uluslararası medyanın Gazze’ye bakışı konusunda dikkatli ama net cümleler kuran gazeteci, “Uluslararası medya derken kimi kastettiğimizi sorgulamak önemli. Medya alanı artık yalnızca birkaç büyük kuruluşun ötesinde çok daha geniş ve demokratik. Ama Batı medyasının Gazze savaşına büyük ölçüde saldırganın perspektifinden yaklaştığı açık.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu yaklaşımın basın özgürlüğü için ciddi sonuçları olduğunun altını çizen gazeteci Batı medyasında gazetecilerin alanı, etkili şekilde nüfuz edebilen güçlü lobi grupları tarafından tehdit edildiğini, gerçek tarafsızlık için giderek daha düşmanca bir ortam oluştuğunu söyledi.
Dayanışmanın önemi
Mücadelenin sürdüğünü sözlerine ekleyen gazeteci, dünyanın dört bir yanında meslektaşlarının doğru habercilik için çaba gösterdiğini belirtti. “Her gün gazeteciler doğru ve adil haberlerin basına, radyoya ve televizyona ulaşması için çalışıyor. Gazze’de gördüğümüz gibi, tarihin akışını etkileme gücünün farkında olan bireyler kameraları ve kalemleriyle bu mücadeleyi sürdürüyor,” dedi. Dayanışmanın bu tür süreçlerde hayatî önemi olduğunu sözlerine ekleyen meslektaşımız, uluslararası gazetecilerin atması gereken adımlar konusunda ise net cümleler kurdu: “Gazeteciler, son iki yılda ve gelecekte tanık olduğumuz gerçeklerin doğru şekilde yansıtılması için bu mücadelede birlikte durmalı. Daha cesur olmalıyız; gördüğümüzü ve bildiğimizi korkmadan söylemeliyiz.”
Görevim gerçeği anlatma mücadelesi
Yaşadığı tüm zorluklara rağmen yoluna devam ettiğini vurgulayan gazeteci: “Çalışmalarımın etkisini biliyorum ve gerçeği anlatma mücadelesine devam etmenin benim görevim olduğunu hissediyorum. Benim ödediğim herhangi bir bedel, en zor ve tehlikeli koşullar altında etraflarında olanları aydınlatmaya devam eden Gazze’deki gazetecilerin fedakârlıklarıyla kıyaslanamaz.” şeklinde konuştu.
Küresel medya öteden beri Filistin topraklarını işgal eden ve 75 yıldır katliamlar yapan İsrail’e meşruiyet sağlamak için çalışan en güçlü aparatlardan biri. Dolayısıyla bu mecralarda Filistin ve Gazze’de yaşanan katliamlar konusunda haber yapmak, İsrail işgali ve Gazze’de yürüttüğü soykırımı gündemde tutmak hiç kolay değil. Hatta 7 Ekim sonrası özellikle batı medyasında Filistin direnişine dair haber yapmak için büyük bedeller ödemeyi göze almak gerekiyor. Ama artık durum haberciliğin de ötesine geçti. Bir medya kurumunda çalışırken gazeteci kimliğinizle Gazze’de olup bitenler hakkında konuşmanız bile batılı ülkelerde işinizi kaybetmenizle sonuçlanabiliyor.
Sorularımızı cevaplayan meslektaşımız da söz konusu baskılardan dolayı adını, kimliğini gizlemek zorunda kaldı. On yılı aşkın süredir yazılı basın, televizyon ve araştırmacı gazetecilik alanlarında çalışan ve hali hazırda BBC’de görev yapan deneyimli gazeteci, söyleşide hem geçmişini hem de Filistin haberleri nedeniyle karşılaştığı baskıları anlattı.
İlgili yazılar
Tüm röportaj →Gerçekleri anlatmak bir tür direniştir
Artık tarafsızlık diye bir şey yok. Eleştiriden kaçmak için ‘nötr’ görünmeye çalışan gazeteciler var ama ben buna inanmıyorum.…
Reuters’ı protesto için basın kartını kesti
Kanadalı gazeteci Valerie Zink, kamuoyunun dikkatini İngiliz haber ajansı Reuters’a ait basın kartını kestiği paylaşımıyla çekti. Zink, 8…
Küresel medya artık soykırımı görmezden gelemiyor
Yunanistan’ın en büyük gazetelerinden Eleftherotypia, Ethnos, TO VIMA’da, Sputnik Ajansı ve ulusal televizyon ERT’de çalışan Ioanna Kleftogianni’nin uzmanlık…