Vicdan Gemisi’nden Anna Liedtke: “Tarafsızlığa inanmıyorum”
Vicdan Gemisi yolcularından gazeteci Anna Liedtke, neden bu gemide olduğunu ve gazetecilerin Gazze konusundaki misyonunu Gazzete’ye anlattı.
Vicdan gemisindeki aktivistler sadece doktor ve gazetecilerden oluşuyor. Neden böyle bir ekip oluşturuldu?
Gazeteciler ve doktorlar, şu anda Gazze’de İsrail tarafından en fazla hedef alınan iki meslek grubunu oluşturuyor. İsrail, hem insanlara yardım eden tüm doktorları ve hem de olup bitenleri dünyaya aktaran gazetecileri ortadan kaldırmaya çalışıyor. Birçok gazeteci doğrudan evlerinde hedef alındı ve hava saldırılarında öldürüldü; uykularında, en savunmasız anlarında katledildiler. Çünkü İsrail bu soykırımın görüntülenmesini istemiyor. Doktorların insanları tedavi etmesini de istemiyor.
Gazze’de yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?
İnsanî açıdan baktığınızda orada olanlar korkunç. Sosyal medyada açlıktan ölmek üzere olan çocukları görüyorsunuz; başka bir sitede evlerinde öldürülen gazetecilerin görüntüleri karşınıza çıkıyor. O yüzden ben bu gemideyim. Almanya gibi birçok ülke bu soykırımın suç ortağı. Neredeyse tüm NATO ülkeleri İsrail’e silah gönderiyor. Bu yüzden haberleri de yalnızca İsrail’in bakış açısından görmeleri anlaşılır bir durum. Filistin yanlısı gazeteciler olarak bizim yapmamız gereken resmî ya da İsrail merkezli anlatının ötesinde başka hikâyelerin de olduğunu kanıtlamak.
Çatışma bölgelerinde “özgür gazetecilik” ne anlama geliyor ve neden önemli?
“Özgür gazetecilik” neyi önemli görüyorsanız, onu özgürce haberleştirebilmek demek. Özellikle çatışma bölgelerinde çalışanlar olarak görevimiz, Gazze’de neler yaşandığını ve İsrail’in ne yaptığını dürüstçe anlatmaktır. Gazze’ye girebilirsem Filistinli kadınların hikâyelerine öncelik veririm. Genç bir kadın olarak orada haber yapan cesur genç kadınların hikâyelerini anlatmak isterim.
Burada Filistin yanlısı bir gazeteci olarak bulunuyorum çünkü tarafsızlığa inanmıyorum. Elbette gazetecilik etiği çok önemli; ancak aynı zamanda gizlenen hakikati ortaya çıkarmak da bizim sorumluluğumuz. Kendilerini “tarafsız” olarak tanımlayan liberal medyanın çoğu, bu soykırım karşısında sessiz. Oysa bu tür zamanlarda sessizlik, suç ortaklığı demektir.
Gazze’deki gazetecilerle iletişiminiz var mı? Onların en çok ihtiyaç duydukları şey ne?
Gemide, Gazze’den gazeteci ve sağlık çalışanlarıyla çevrim içi görüşmeler düzenledik. En çok ihtiyaç duydukları şeyin, olan biteni dünyaya anlatmamız olduğunu söylediler. Bizim misyonumuzdan umutlular. Çünkü amacımız sadece insani yardım ulaştırmak değil, aynı zamanda uluslararası gazetecilerin Gazze’ye girip içeriden haber yapabilmesinin de önünü açmak.
İlgili yazılar
Tüm röportaj →Medya, objektiflik bahanesi ile gerçeği susturuyor
Uluslararası medya Gazze’de sıklıkla başarısızlığa uğruyor. Objektiflik, işgalci ile işgal edileni, saldırgan ile kurbanı aynı kefeye koymak için…
Gerçekleri anlatmak bir tür direniştir
Artık tarafsızlık diye bir şey yok. Eleştiriden kaçmak için ‘nötr’ görünmeye çalışan gazeteciler var ama ben buna inanmıyorum.…
Reuters’ı protesto için basın kartını kesti
Kanadalı gazeteci Valerie Zink, kamuoyunun dikkatini İngiliz haber ajansı Reuters’a ait basın kartını kestiği paylaşımıyla çekti. Zink, 8…